MUSTAFA ÖZTÜRK

Sorularınız İçin

Sayın Cumhurbaşkanımıza Mektup

e-Posta Yazdır PDF
AddThis Social Bookmark Button

Sayın  Recep Tayyip ERDOĞAN

T.C. CUMHURBAŞKANI

 

Sayın Cumhurbaşkanım

Ben, Öğr.Gör. mustafa ÖZTÜRK. 2003 yılından buyana engelli olgusu ile ilgilenmekteyim. (araştırmacı, yazar, dernek başkanı, Televizyoncu ve radyo programcısı, akademisyen olarak) T.C. Üniversitelerinde, ilk defa “Engelli Bakım ve Rehabilitasyon” önlisans programının/ bölümünün kurucusuyum. Bu bölüm 2012 yılında Ağrı İbrahim çeçen üniversitesinde kurulmuş, 2014 yılında mezun vermiştir. Şimdi yaklaşık 18 üniversitede aynı adla eğitim vermektedir. 2014 yılında YÖK tarafından 550 öğrencimiz anılan bölüme  yerleştirilmiştir.

Hükümetlerinizin sosyal Devlet ilkesi ruhuna uygun olarak uygulamaya soktuğu “Bakım güvence sistemi” kapsamında, evde ve kurumda bakım yapabilecek profesyonel elemanlar, bu bölümde yetişmektedir. Toplumda engelli bilinci oluşturmak adına, 12 kitabım yayınlandı, bunlardan dört tanesi akademik değer taşıyan ve bölümde ders kitabı okutulan ; Hasta çocukların gelişimi ve eğitimi, Engelli grupları, Engelli hakları (hükümetlerinizin çıkardığı yasa ve yönetmelikleri içermektedir.), can aynı can kitaplarıdır. Yine toplumda engelli bilinci oluşturmak adına TRTHABER televizyonunda “CANDA ENGEL OLMAZ” programını hazırlayıp sundum. Engelli değilim, engelli bir yakınımda yoktur. Bu alanla, insani ve İslami hassasiyetlerim nedeniyle ilgilendim. (tüm çalışmalarım için; www.mustafaöztürk.com)

Sayın Cumhurbaşkanım,  hükümetlerinizin heyecanla çıkardığı yasa ve yönetmeliklere rağmen, alanda durum nasıldır, kısaca bilgilendirerek durumu arz etmek istiyorum.

Engellilerin toplumla bütünleşme adına büyük sorunlar yasamaktadır. Bunlar; Eğitim, istihdam, iletişim/iletişimsizlik, erişebilirlik/ulaşılabilirlik, fiziksel engeller, ortak kullanım alanlarındaki fiziksel engeller (ortak kulanım alanlarındaki fiziksel engeller, parklar, toplu taşıma araçları, kamu binaları)

Sayın Cumhurbaşkanım, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının 2002 yılında yapmış olduğu araştırmaya göre, genel nüfusun göstergeleriyle özürlü nüfusun göstergeleri arasında çok büyük uçurumlar olduğu gözlenmiştir.Ne yazık ki böylesine güçlü hükümetlere rağmen, bürokratların aynı heyecanı taşımaması ve alanı iyi bilmiyor olması nedeniyle,  bir bilgi bankası oluşturulamadığı gibi, 2002 yılındaki bu araştırma verileri güncellenmemiştir.

Sayın Cumhurbaşkanım; 2002  yapılan araştırma verilerine göre; Türkiye genel nüfusunun %13’ü okuma yazma bilmiyorken, engelli nüfusun ( genel nüfusun 12.29’u yaklaşık 8,5 milyon engellidir)  %36’sının okuma yazma bilmediği görülmüştür. Engellilerin  % 59’u ilkokul mezunudur. Üniversiteye gidenlerin sayısı % 4 tür. Özel eğitim alanında 20.000 bin öğretmen açığı var. (canda özür olmaz derneği 2011 araştırmasına göre) Okullarımız özel çocuklarımızın, eğitim görmeleri için yetersizdir. Sadece İstanbul’da 4200 civarında zihinsel engelliler (otistiklerde dahil) okula gitmek için sıra beklemektedir. Bunların arasında tam 5 yıldır sıra bekleyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

 

Mevcut özel eğitim veren okullarda, öğretmen, araç-gereç ve özel eğitimde kullanılan materyaller eksiktir. Bu eksiklikleri, özel eğitim alan öğrenci velileri kendi aralarında, imkânsızlıklar içinde gidermeye çalışmaktadır.

Kaynaştırma eğitim projesi çerçevesinde;  Milli eğitime bağlı okullarda eğitim ve öğretim  düşünülmüş, bunun içinde, İstanbul bölgesi pilot bölge olarak seçilmiştir. Bu projeyle, okumak için bekleyen özel çocukların,  mevcut okullarda alt sınıflar oluşturularak yerleştirilebileceği düşünülmüştür. Ne yazık ki, bu proje başarılı olamamıştır. Çünkü bu proje uygulanabilir değildir. Alt yapısı oluşturulamamıştır. Mevcut okullarda, idareci,  eğitmen, öğrenci ve velilerin engelli olgusu konusunda yeterli bir bilgiye sahip olmadığı görülmüştür. Öretmen ve diğer öğrencilerin, engellilerle sağlıklı iletişim kuramadıkları ortaya çıkmıştır. İstanbul’da  Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı yaklaşık 2800 orta öğretim okullarında yaklaşık 1400 okulda alt sınıf açılması sağlanmış, ancak yukarıda anlattığımız  ve anlatamadığımız nedenlerden dolayı beklenen verimlilik sağlanamamıştır.

Mevcut okullara yerleştirilen özel çocuklar, hem öğretmenlerin, engelli olgusu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, hem de okulda öğrencilerin engellilik bilincine sahip olmaması nedeniyle büyük sıkıntı yaşamaktadırlar. Özel çocukların, kaynaşması amaçlanırken, oluşan ayrışmalar,  özel çocuklar dünyasında daha derin travma yaratma yaratmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanım; Rehberlik  Ve Araştırma Merkezleri (RAM), tam bir facia. Engelli aileleriyle eğitim sürecinde, birlikte hareket etmeyen, onu dinlemeyen ve anlamaya çalışmayan sözde uzmanlarla dolu. Özel çocuk sahibi aileler hiçbir şekilde eğitim sürecine dahil edilmemektedir.

Ayrıca, Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde çalışan uzmanların, ne yapması gerektiği konusunda planlı bir program ortaya koyamadıkları gelen şikayetlerden ve yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.

Tüm bu sorunlar, engellilerin okula gitmesini engelleyen, erişebilirlik ve ulaşabilirlik noktasında büyük sıkıntılar yaşadığını göstermiş, engellileri eğitim almaktan uzaklaştırmıştır. Çünkü engelli aileleri ve engelliler yılmış, kırılmış ve küsmüşlerdir.

Sonuç olarak, okuryazarlığı olmayan ve eğitim seviyesi düşük bir engelli kitlesinin varlığı büyük bir sorun olarak orta yerde durmaktadır.Bu sorunun çözülememesi, Yasa koyuculardan değil, alanda çalışan en tepe yöneticilerden, taşradaki uzmana kadar herkesin ; bilgi ve yeteneğine yüreğini ekleyememesinden kaynaklanmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanım, Din her zaman sosyal politikaların oluşturulmasında belirleyici olmuştur. Hz. Peygamberin engellileri sosyal hayatın içine çekmek, onları toplum içinde saygın bir birey olarak yaşamalarını sağlamak için bir çok uygulaması olduğunu siyer kitaplarımız ve Kur’an haber vermektedir. Buradan hareketle, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı- yaşlı ve engelli Hizmetleri Genel müdürlüğünün; Kaybolan bu değerlerimizi yeniden yaşatmak ve engellilerin hayatını kolaylaştırmak yeniden yapılanması ve çalışması gerekmektedir. Hükümetlerinizin çıkardığı yasaları da için yaptığı ve yapacağı tüm çalışmaları faydaya dönüştürmek arzusunu göstermelidir.

Engelli olgusunu zatıalinize alanı özetle arzetmeye çalıştım. Bu alanda kısa,orta ve uzun vadede, Üniversite, engelliler adına hizmet veren, vakıf, konfederasyon, federasyon ve derneklerle birlikte yapılacak planlı çalışmalarla, mevcut engelli sorunları çözüme kavuşturulabilir. Şimdiye kadar atanan ve mevcut Genel müdürle bir arpa boyu yol alamamıştır.

Tüm bu olumsuzlukları en aza indirmek için hala yapılacak şeyler var;

Engellilerin eğitilerek topluma kazandırılması

Toplumda özürlü bilincinin oluşturulması için eğitilmesi

Var olan özrün ilerlemesinin durdurulması ve olabilecek özürlerin engellenmesi için eğitim.

Bunlar kısa,orta ve uzan vadede yapılacak doğru proje ile uygulanabilirse, engelli olgusu kalıcı çözüme kavuşmuş olacaktır.

Ben Mustafa Öztürk olarak, hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan zatıalinizi bilgilendirmek istedim. Görev istenmez verilir anlayışını benimsemiş birisi olmama rağmen, bu alanda ne yazıkki şimdiye kadar yetkin ve alanı bilen bilgi ve yeteneğine, yüreğini  katık yapacak   yönetici atanamamıştır.  Bu defa Engelliler adına hizmet gören, vakıf, dernek, akademisyenler nezdinde bir araştırma yapılarak  “ Yaşlı ve engelli Genel Müdürü” atamasının arzu etmekteyim. Atanacak Genel Müdürün, alanı tanıyan, tüm engelli gruplarını tanıyan ve iyi ilişkiler kurabilen bilgi ve yeteneğine yüreğini de koyabilen birisinin olmasını talep ediyor tüm engelliler.

Sayın Cumhurbaşkanım, Engelliler adına hizmet veren; Vakıf, konfederasyon, federasyon ve derneklerle uzun zamandır çalışıyorum. Hakkımda araştırma yapılabilir. İlgili kuruluşlarında hakkımda olumlu görüş beyan edeceklerini biliyorum. Çünkü engelliler adına yaptığımız tüm çalışmalarımızda, sağcı solcu, alevi olmasına bakmaksızın eşit mesafede katkı yapmaya özen gösterdim.

Bu konuda size ilettiğim görüş ve önerilerim, alandaki tecrübelerime dayanmaktadır. Bunu yapmaktaki amacım, Zatialinizin Belediye başkanlığından beri başlattığı, Başbakanlığınız döneminde devam eden  engelli dostu çalışmalarınızın yetenekli idareciler aracılığı ile faydaya dönüşmesidir.

Bu konuda uygun görmeniz durumunda brifing verebileceğimi de özellikle belirtmek istiyorum.

Durumu bilgi ve olurlarınıza arzederim.

Saygılarımla

 

Öğr.Gör. Mustafa ÖZTÜRK

 

                                                                                                             

 

SİTE İÇİ ARAMA..