MUSTAFA ÖZTÜRK

Sorularınız İçin

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza açık mektup

e-Posta Yazdır PDF
AddThis Social Bookmark Button

Sayın Bakanım; Sema Ramazanoğlu’ na

Açık bir mektup yazıyorum…

Sayın Bakanım, öncelikle yeni göreviniz hayırlı olsun. Zor, bir o kadar da önemli görev üstlendiniz. Allah utandırmasın. Mazlumların, mağdurların, düşkünlerin, engellilerin dünyasına bir umut olarak  hoş geldiniz. Hayırla ve dualarımızla sizi yad edeceğiz.

Bilmelisiniz ki, Şiddet mağduru kadınlar, sorunlarla başa çıkmaya çalışan engelliler, yaşlılarımız, düşkün ve yetimlerimiz size umut bağlamış durumdadır.

Hükümetlerinizin; sosyal Devlet olduğunu gösteren  bir dizi yasa ve yönetmelikler var. Bir Çok ciddi projeler uygulamaya sokuldu. Çıkarılan yasalar, Anayasanın 10. Maddesinde yapılan değişiklik ile, anayasal güvence altına alınmıştır.

Hükümetlerimizin heyecanı her alanda olduğu gibi, bu alanda da olumlu çalışmaları ile kendini hissettirdi. Özellikle engellilerle ilgili yasal düzenlemeler, Türkiye cumhuriyeti kurulduğundan bu güne kadar yapılmış olan tüm çalışmalardan daha fazla ve akılcı olmuştur. Özellikle engelliler için yeni ve çok fayda yaratan, “Bakım güvence sistemi”

Bu yasal düzenlemeler hiç kuşkusuz, engellilerin Sokaklardan kurtulmalarına, yeniden sevgi ortamında yaşamalarını sağlamıştır. Engelli çocuklarını, kardeşlerini, annelerini sokağa terk edenlerin, yapılan ekonomik yardımlar sayesinde  birlikte yaşamaları sağlanmıştır.

Yine bakım güvence sitemi sayesinde, Engelli bakım merkezlerinde daha iyi şartlarda yaşamaları teşvik edilmiş ve uygulamaya sokulmuştur.

Engellilere, Eğitim katkı parası ödenerek, 5378 sayılı engelliler yasası ile engellilerin eğitim görmeleri teşvik edilmiştir.

Üniversitelerimizde, engellilere bakacak profesyonel elemanların yetişmesi için, bölümler açılmıştır. Bunlardan birisi de; 2012 yılında Ağrı ibrahim çeçen Üniversitesinde ilk defa eğitim ve öğretime başlayan “Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon Bölümüdür. ( ön lisan programı olan bu bölümün kurucusu benim) Bu bölüm 2014 yılında i 28 üniversitede, aynı ada ile açılarak 560 öğrenci ile eğitim ve öğretim görmektedir.

Sayın Bakanım,  hükümetlerinizin heyecanla çıkardığı yasa ve yönetmeliklere rağmen, alanda durum nasıldır, kısaca bilgilendirerek durumu arz etmek istiyorum.

Engelliler toplumla bütünleşme adına büyük sorunlar yasamaktadır. Bunlar; Eğitim, istihdam, iletişim/iletişimsizilik, erişebilirlik/ulaşılabilirlik, ortak kullanım alanlarındaki fiziksel engellerdir. (hastaneler, okullar, alışveriş merkezleri, parklar, toplu taşıma araçları, tüm kamu binaları)

Engelliler adına, tüm tarafları yakından ilgilendiren, istatistiki bilgiler elde edebileceğimiz , Bilgi bankamız ne yazık ki oluşturulamamıştır. Bu konuda elimizdeki tek veri; Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının 2002 yılında yapmış olduğu araştırmadır. Bu araştırma da ne yazık ki hala güncellenmemiştir.  

Yapılan tüm iyileştirme çalışmalarına rağmen, en tepedeki yöneticilerden, alanda çalışan uzmanlara kadar her seviyedeki personelin duyarsızlığı yüzünden, yapılan iyileştirmeler ciddi bir faydaya dönüşememiştir. Alanda görünen durum hiçte iyi değildir. Çünkü yapılan araştırmalara göre( canda özür olmaz derneği, TBMM insan hakları komisyonunun yaptığı, engelli araştırması raporlarına göre) genel nüfusun göstergeleriyle, engelli  nüfusun göstergeleri arasında çok büyük uçurumlar olduğu gözlenmiştir.

2002  yapılan araştırma verilerine göre; genel nüfusun 12.29’u yaklaşık 8,5 milyon engellidir. Engelli nüfusun, %36’sının okuma yazma bilmediği,  % 59’u ilkokul mezunu,   % 4’ ü üniversiteye gitmektedir.

 Özel eğitim alanında 20.000 bin öğretmen açığı var. (canda özür olmaz derneği 2011 araştırmasına göre) Okullarımız özel çocuklarımızın, eğitim görmeleri için yetersizdir. Sadece İstanbul’da 4200 civarında zihinsel engelliler (otistiklerde dahil) okula gitmek için sıra beklemektedir. Bunların arasında tam 5 yıldır sıra bekleyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

Mevcut özel eğitim veren okullarda, öğretmen, araç-gereç ve özel eğitimde kullanılan materyaller eksiktir. Bu eksiklikleri, özel eğitim alan öğrenci velileri kendi aralarında, imkânsızlıklar içinde gidermeye çalışmaktadır.

Mevcut okullara, kaynaştırma projesi kapsamında yerleştirilen özel eğitime muhtaç çocuklar, hem öğretmenlerin, engelli olgusu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, hem de okulda öğrencilerin engellilik bilincine sahip olmaması nedeniyle büyük sıkıntı yaşamaktadırlar. Özel çocukların, sağlıklı bireylerle(öğrencilerle)kaynaşması amaçlanırken, oluşan ayrışmalar,  özel çocukların dünyasında daha derin travmalar yaratmıştır.

Tüm bu sorunlar, engellilerin okula gitmesini engelleyen, erişebilirlik ve ulaşabilirlik noktasında büyük sıkıntılar yaşadığını göstermiş, engellileri eğitim almaktan uzaklaştırmıştır. Çünkü engelli aileleri ve engelliler yılmış, kırılmış ve küsmüşlerdir.

Sonuç olarak, okuryazarlığı olmayan ve eğitim seviyesi düşük bir engelli kitlesinin varlığı büyük bir sorun olarak orta yerde durmaktadır.Bu sorunun çözülememesi, Yasa koyuculardan değil, alanda çalışan en tepe yöneticilerden,taşradaki uzmana kadar herkesin ; bilgi ve yeteneğine yüreğini ekleyememesinden kaynaklanmaktadır.

Engelli olgusunu (alanı)zatıalinize özetle arzetmeye çalıştım. Bu alanda kısa, orta ve uzun vadede, Üniversite, engelliler adına hizmet veren vakıf, konfederasyon, federasyon ve derneklerle birlikte yapılacak planlı çalışmalarla, mevcut engelli sorunları çözüme kavuşturulabilir. Şimdiye kadar atanan ve mevcut Genel müdürle bir arpa boyu yol alınamamıştır.

Sayın Bakanım; Tüm bu olumsuzlukları en aza indirmek için hala yapılacak şeylerin olduğunu biliyoruz. Kabul buyurursanız üç başlıkta bu önerileri arz etmek istiyorum.

Engellilerin eğitilerek topluma kazandırılması

Toplumda engelli  bilincinin oluşturulması için eğitilmesi

Var olan özrün ilerlemesinin durdurulması ve olabilecek özürlerin koruyucu önlemlerle ve bilinçlendirme eğitimi yoluyla engellenmesi mümkündür.

Bunlar kısa, orta ve uzan vadede yapılacak doğru proje ile uygulanabilirse, engelli olgusu kalıcı çözüme kavuşmuş olacaktır.

 Engelliler adına hizmet gören, vakıf, dernek, akademisyenler nezdinde bir araştırma yapılarak  “ Yaşlı ve engelli Genel Müdürü” atamasını herkes gibi bende beklemekteyim.

Atanacak “Yaşlı ve engelli hizmetleri”  Genel Müdürünün, alanı tanıyan, tüm engelli gruplarını bilen,iletişimi kuvvetli ,  bilgi ve yeteneğine yüreğini de koyabilen birisinin olmasını, tüm engelliler gibi bende arzu etmekte ve beklemekteyim.

Bu konuda uygun görmeniz durumunda brifing verebileceğimi de özellikle belirtmek istiyorum.

Bakanlığın ilgi alanı gördüğünüz gibi çok sıkıntılı. Ben özetlemeye çalıştım. Umarım, umut olan varlığız, sorunların çözümünde etkili olur.

Biz dualarımızla takipte olacağız

 

Öğr.Gör. Mustafa ÖZTÜRK

 

 

SİTE İÇİ ARAMA..