MUSTAFA ÖZTÜRK

Sorularınız İçin

Nedir bu engelliye reva görülen?

e-Posta Yazdır PDF
AddThis Social Bookmark Button

TBMM İnsan hakları İnceleme komisyonu, 2013 yılında Engelli Hakları İnceleme Rapor'unu yayınladı.

Bu rapor Sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları ile müşterek yapılan harika bir çalışma. Rapor, 4. Dönem 3. yasama yılı 2013 yılında incelemesi tamamlanmış rapor kitap haline getirilip, ilgili tüm kurum ve kuruluşlara gönderilmiştir.

Bu raporu incelediğimi ve birkaç yazımda bu rapordan alıntılarla kamuoyunu bilgilendirmek istediğimden söz etmiştim. Bu yazımızda da Raporun ortaya koyduğu, Mevcut durumu, tespit ettiği sorunları ve çözüm önerilerini yorumlayacağız.

Her zaman söylediğim ve çok önemsediğim bir durumu tekrar ederek başlamak istiyorum. Son on yılda yapılan yasal düzenlemeler engellilerin ve engelli ailelerinin hayatını kolaylaştıran ve engellilerin onurlu bir hayat sürmeleri için yeterlidir. Eğer; Daha geniş engelli ve engelli ailelerinin istifade edebileceği şekilde organize olunabilirse, daha büyük fayda yaratılmış olacaktır.

İlgili kurum ve kuruluşlar başta, Yaşlı ve Engelli hizmetleri Genel Müdürlüğümüz olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili genel müdürlükleri bu rapordan ve taşradaki bu durumdan haberdar mıdır? Bilmiyorum. Ama bu raporun ilgili tüm kurum ve kuruluşlara gönderildiğini, dönemin İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün söylemişti.

Ben mevcut durumu ve sorunları aktararak, ilgili kurumları bilgilendirmek, bir an önce harekete geçilmesinin gerektiğini söylemek istiyorum. 

Bu soruların cevabını sadece ben değil, sekiz buçuk milyon engelli ve aileleri de beklemektedir.

Şuradan başlayalım; 

- Bakım güvence sistemi kapsamında, yaklaşık 450 bin bakıcı aileye ücret ödenmektedir. Bu para engellinin bakımının yapılması için verilmektedir. Yani yoksul olduğu için verilen bir para değildir. Bizzat bakımının yapılması için, ona bakan profesyonele verilmektedir. Bu yüzden yoksul "değildir" diye maaş bağlanılmaması bir çelişkidir. Bu çelişkinin mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir.

- TBMM raporu ve alanda çalışan STK'ların yayınladığı raporlardan da anlaşıldığı üzere, engellinin bakımı için  bakım parası alan bakıcı personelin, hiç eğitim almadığı iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? eyer doğruysa vahim bir durum var demektir.Bu durumun incelenmesi ve sorunun giderilmesi gerekmektedir.

- Bakım ücreti verdiğimiz, bakıcı bireyler; Engelli bakımı konusunda eğitimli olmaları veya eğitilmeleri gerekmektedir. Engellinin günlük, haftalık ve aylık bakım programı verilmesi ve bu programın düzenli bir şekilde uygulandığının da denetlenmesi gerekmektedir. Yoksa suistimal edilebilir. Bu yüzden ilgili kurumun engelli bakımının, hangi programa göre yapıldığını belirlemesi ve kayıt altına alması önemlidir. 

- Raporda dile getirilen bir diğer önemli konu da, Bakım parası için oluşturulan uzman ekibin belirlenen kriterler hakkında hangi meslek içi eğitimden geçirildiği...

Haksızlığı önlemek ve kanun koyucunun istediği, daha geniş kitlelere ulaşılması ve gerçek mağdurların tespiti talimatına ne kadar uyulduğudur. Bu konuda bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır?anılan TBMM raporunda, gelen şikayetlerden anlaşıldığına göre,  Denetimin yapılmadığı iddia edilmektedir.

- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu / 2013 yılı "Engelli Hakları İnceleme Raporu" uzmanların yeterli bilgiye sahip olmadığını ve bu yasal düzenlemelerden engellilerin yeteri kadar istifade edemediğini iddia eden mektuplarla yapılan şikayetlerin komisyona ulaştığını tespit etmiş ve bu durumun düzeltilmesi ve sorunların giderilmesi için ilgili kurumlara bildirimde bulunulduğu belirtilmiştir, deniyor. Bu durumdan İlgili kurumlarımız haberdar mıdır? Haberdar olduklarını düşünerek soruyorum? Bu sorunun çözümü için neler yapılmıştır veya neler yapılmaktadır?

- Muhtaçların tespit edilmesi ve gerçek ihtiyaç sahibinin istifadesinin sağlanması zordur ve uzmanlık ister. Adaletli ve merhamet sahibi olmayı gerektiren bu durumla ilgili denetim doğru yapılması çok önemlidir.İlgili kurumlarımız anılan raporda tespit edilen sorunları yerinde incelemek için harekete geçmeli ve  Bu denetimlerin yapıldığını gösteren geri bildirim raporlarını kayıt altına almalıdır.Çünkü anılan rapor ve araştırmalarda uzmanların yetersizliğinden ve yanlış uygulamalarından rahatsız olduklarını belirten birçok şikâyet olduğu belirtilmektedir.

- Her kurum için çok gerekli olan bilgi bankası neden hala kurulmadı? Yaşlı ve Engelli Hizmetleri Genel müdürlüğü tarafından oluşturulması gereken verilerin olduğu Bilgi Bankası, bir önceki Genel müdürümüz Sn. Dr. Aylin Çiftçi hanımefendiye iletilmişti. Sayın Çiftti; TÜBİTAK ile işbirliği kapsamında çalışmalara başlanıldığını ve en kısa zamanda bilgi bankasının oluşturulacağını 2012 yılında medyanın önünde, Canda Özür Olmaz derneği başkanı sıfatıyla bana söylemişti. Bu çalışmalar şimdiye kadar neden sonuçlandırılamadı? Ya da şimdiki genel müdürümüz bu durumdan haberdar mıdır?bilmek isterim.

- Hangi bölgede, hangi il de, hangi engelli grubu, hangi yoğunluktadır? Bu konuda paydaş kurumlara nasıl bilgi servisi yapılmaktadır? İlgili kurumlar hangi verileri kullanacak? bu ve buna benzer tüm soruların cevabı bilgi bankasının kurulması ile mümkündür.

- Mesela Milli Eğitim Bakanlığı görme engelliler, işitme ve konuşma engelliler, zihinsel engelliler ile ilgili okul ihtiyacının olup olmadığını ve de ihtiyacı karşılamaya yönelik hangi bölgede veya ilde yapılmasının uygun olacağına nasıl karar veriyor? Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, koruyucu önlemler için hangi verileri kullanıyor?

- Bilim adamları, araştırmacı yazarlar ve STK'lar hangi veriler üzerinde akademik çalışmalar yapacaklar?

- Engelliliğin; doğum öncesi, doğum sırasında, doğum sonrasında, iş kazaları, trafik kazaları, sığ suya atlamak suretiyle engelli durumuna düşüldüğü bilinmektedir. Koruyucu önlemler almak için ilgili kurumlar hangi verileri kullanacaklar?

-Engellilerin istihdam edilmesi için yapılan yasal düzenlemeler uygulanması durumunda engellilerin istihdamında birçok engelli için iş kapısı açılacaktır. Ne yazık ki, hem özel sektörde (27 bin kadro) hem de kamu da (24 bin kadro) boş durumdadır. Bu durum hem TBMM Engelli Araştırmaları Raporunda hem de, STK'larının yıllık raporlarında belirtilmiştir. Alanda çalışan ekip özel sektörü yeteri kadar bilgilendir, engellinin performansından en üst düzeyde nasıl istifade edebileceğini anlatarak, işvereni ikna edebilirse bu kadroları doldurmak mümkündür. Bu konuda hangi çalışmalar yapılmıştır veya yapılmaktadır? Diye sormadan edemiyorum. Çünkü kanun koyucu gerekli yasal düzenlemeleri yapmıştır. son on yılın hükumetleri bu konuda çok gayretli davranmış ve gereğini yapmıştır. Sorun bu yasaların faydaya dönüşmesidir.

- TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, 2013 yılı, 4.dönem, 3.Yasama yılı "Engelli Hakları İnceleme Raporu" mutlaka incelenmelidir. Hem mevcut durumun tespiti, hem sorunların neler olduğunu tespit eden analizleri, hem de çözüm önerileri; ilgili kurum ve kuruluşlar için yol gösterici olması bakımından çok önemlidir. 

Ben bu çalışma İçin, dönemin TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sn.Ayhan Sefer Üstün bey'e ve ekibine teşekkür ederim. Alanda, herkesin istifade edebileceği faydalı bir hizmet sundular...

Engelliler, yaşlılar, özel eğitime tabi engelliler ve aileleri, artık süslü kelimeler duymak yerine, somut adımların atıldığını görmek istiyor. Çünkü bunu yapabilecek, güçlü bir hükumet ve yaptığı devrim niteliğinde yasal düzenlemeler mevcuttur.

Derdimiz, sorunların görülmesini sağlamak, farkındalık oluştururken, Allah'ın rızasını kazanmaktır. Yoksa hiçbir kurum ve kuruluşla özel problemimiz olduğu için bunları yazmıyoruz. Alandaki, mevcut durumu analiz ederek, kanun koyucuya yardımcı olmak istiyoruz. 

Selam ve dua ile..

SİTE İÇİ ARAMA..